6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruyucu ve Önleyici Tedbirler
Tedbir isteyen de, aleyhine tedbir verilen de hukuki destek almayı hak ediyor.
6284 sayılı Kanun; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.
Bu Kanunun ayırt edici özelliği, tedbir kararlarının tam ve kesin ispat aranmaksızın, mağdurun beyanı ve mevcut risk değerlendirmesi esas alınarak hızla verilebilmesidir. Bu hız şiddet mağdurları için hayat kurtarıcıdır. Ancak aynı mekanizma kötüniyetli biçimde kullanıldığında haksız biçimde evinizden çıkarılmanıza, çocuklarınızdan uzaklaştırılmanıza ve itibarınızın zedelenmesine yol açabilmektedir.
Özellikle önleyici tedbir kararlarının söz konusu olduğu hallerde tarafların hak ve menfaat dengeleri mutlaka gözetilmelidir. Karar verilirken ve itirazlar değerlendirilirken hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet verebilecek bir durumun önüne geçilebilmesi için başvuru ve itirazların olabildiğince net olgulara dayanılarak ve gerekçelendirilerek yapılması büyük önem arz etmektedir.
Ateşkan Hukuk Bürosu olarak, hem tedbir isteyen tarafa acil ve etkin koruma sağlamak hem de haksız yere aleyhine tedbir kararı verilen kişinin anayasal haklarını korumak için uzman hukuki danışmanlık sunuyoruz.
Zarar Oluşmadan Önce Harekete Geçin: İzmir’de Koruyucu ve Önleyici Hukuki Tedbirler
Hukuki süreçlerde en büyük hatalardan biri; zarar oluşana kadar beklenmesidir. Oysa hukuk; tehdit, şiddet, mal kaçırma girişimi ya da hakkı ihlal eden bir davranış söz konusu olduğunda, zarar gerçekleşmeden önce de devreye girebilir. Koruyucu ve önleyici tedbirler; kişinin fiziksel güvenliğini, mal varlığını ve hukuki haklarını tehdit eden durumlara karşı mahkemeden alınan ivedi ve bağlayıcı kararlardır. İzmir’in Konak, Bornova ve Balçova ilçelerinde bu tedbirlere olan ihtiyaç; hem aile içi uyuşmazlıkların hem de ekonomik baskının yoğunlaştığı dönemlerde belirgin biçimde artmaktadır.
Konak’ta koruyucu tedbir talepleri hangi koşullarda ortaya çıkıyor?
Konak, nüfus yoğunluğu ve sosyoekonomik çeşitliliğiyle aile içi şiddet ve mal varlığına yönelik tehdit vakalarının en fazla görüldüğü ilçeler arasındadır. Boşanma sürecindeki bir eşin ortak mülkü devrederek ya da satışa çıkararak mal kaçırmaya girişmesi, şiddet geçmişi olan eski partnerin uzaklaştırılması talebi, çocuğun rızasız olarak yurt dışına çıkarılmasının önlenmesi ve miras açılmadan varlıkların üçüncü kişilere devredilmesinin engellenmesi; Konak’ta tedbir kararlarına dayanan en yaygın başvuru nedenleridir. Bu kararlarda sürat belirleyicidir; doğru an kaçırıldığında tedbirin pratik anlamı kalmayabilir.
Bornova’da hangi tehditler önleyici tedbir gerektiriyor?
Bornova’nın kalabalık ve çeşitli nüfus yapısında koruyucu tedbirler; çoğunlukla aile içi şiddet, ekonomik şiddet ve boşanma sürecindeki mal kaçırma girişimleriyle bağlantılı olarak talep edilmektedir. Özellikle ekonomik baskı uygulayan ya da ortak hesapları tek taraflı boşaltan eşe karşı ihtiyati haciz ve tedbir kararları; bu ilçede en hızlı sonuç veren hukuki araçlar arasında yer alır. Aynı zamanda Bornova’da kira uyuşmazlığı ya da inşaat sözleşmesindeki ihlal nedeniyle mülkün değeri azaltılmadan korunması amacıyla talep edilen ihtiyati tedbirler de bu hizmetin kapsamına girmektedir.
Balçova’da koruyucu tedbire en çok kim ihtiyaç duyuyor?
Balçova’nın orta gelirli ve yerleşik aile yapısında koruyucu tedbirler; çoğunlukla boşanma öncesi ya da boşanma sırasında yaşanan şiddet tehdidi veya mal varlığının korunması amacıyla talep edilmektedir. Bu ilçede ayrıca büyükanne ve büyükbabanın torunu görmesinin engellenmesi, çocuğun velayeti konusundaki anlaşmazlıklarda diğer tarafın çocuğu kaçırma girişimine karşı koruma ve yaşlı bir aile büyüğünün yakınları tarafından mal varlığından yoksun bırakılmasının önlenmesi gibi özgün durumlar da bu ilçede görülen başvuru tipleri arasında yer almaktadır.
İnsanların koruyucu tedbir almaktan çekinmesinin ardındaki kaygılar:
“Mahkemeye gitmek işleri daha da kötüleştirir mi?” sorusu bu alandaki en yaygın endişedir. Buna ek olarak tedbir kararı almanın çok uzun süreceği ya da çok masraflı olacağı yönündeki yanlış kanı, tehdidin hâlihazırda yeterince ciddi olup olmadığı konusundaki belirsizlik ve karşı tarafın tepkisine dair korku; insanların ihtiyaç duydukları hâlde başvurudan vazgeçmesine yol açmaktadır. Oysa koruyucu tedbir kararları çoğu zaman karşı taraf bilgilendirilmeden ve son derece hızlı biçimde alınabilmektedir.
Koruyucu ve Önleyici Tedbirler — Temel Farklar
Koruyucu Tedbirler
Koruyucu tedbirler; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişinin barınma, güvenlik, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik tedbirlerdir. Mülki amir ve hakim tarafından verilebilen tedbirler olarak iki grupta düzenlenmiştir.
Mülki amir tarafından verilebilecek başlıca koruyucu tedbirler: Barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, psikolojik ve mesleki destek, kreş imkânı. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu tedbir kararlarının bir kısmı kolluk amiri tarafından derhal verilebilir ve sonrasında mülki amirin onayına sunulur.
Hakim tarafından verilebilecek koruyucu tedbirler: Müşterek konutun tahsisi, eşyaların teslimi, aile konutu şerhi, tedbir nafakası.
Önleyici Tedbirler
Önleyici tedbirler, şiddet uygulayanın veya uygulama ihtimali bulunan kişinin mağdura yönelik davranışlarını engellemeyi amaçlar. En sık kullanılan tedbirler; uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim yasağı şeklinde uygulanmaktadır.
Tedbir kararları ile bir tarafın vücut dokunulmazlığı veya yaşam hakkı gibi kişi için olmazsa olmaz hak ve menfaatlerin korunması amaçlanırken diğer taraftan özellikle mahkemece verilen veya onaylanan önleyici tedbirlerle kişi hak ve özgürlüklerine önemli ölçüde sınırlamalar getirilmektedir.
Tedbir İhlalinin Yaptırımı — Zorlama Hapsi
6284 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, tedbir kararına aykırı davranış 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi ile cezalandırılır. Bu yaptırım, her ihlal için ayrı ayrı uygulanabilir. Toplam süre 6 ayı geçemez. Zorlama hapsi, ceza niteliğinde olmayıp tedbirin etkinliğini sağlamaya yöneliktir.
Kritik Yargı Kararları
Gerekçesiz Tedbir Kararı Hak İhlalidir
Anayasa Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde somut olayda itiraz merciinin kararında başvurucunun dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz ve deliller ile dinlenmesini istediği tanıklarla ilgili hiçbir hususa değinilmediği, delillerin dikkate alınmaması ve tanıkların dinlenmemesiyle ilgili olarak mahkeme kararında yeterli herhangi bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmış ve bu sebeplerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
Bu karar son derece önemlidir. İtiraz dilekçesinde sunulan delillerin, tanık beyanlarının ve gerekçelerin itiraz merciince hiçbir şekilde ele alınmadan reddedilmesi tek başına AYM başvurusuna zemin hazırlamaktadır.
Masumiyet Karinesinin Korunması
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 20.6.2019 tarihinde, S.M. başvurusunda Anayasa’nın 36. ve 38. maddesinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
İtiraz Aşamasında Her İki Tarafın Dengeli Değerlendirilmesi Zorunluluğu
Aciliyet unsurunun ortadan kalktığı ve başvurucunun itirazlarını sözlü olarak sunamadığı itiraz aşamasında mahkemenin, tek taraflı iddiaya dayanılarak verilen tedbirlerin yerindeliğini, itiraz edenin ileri sürdüğü beyan ve deliller çerçevesinde her iki taraf için öngörülen hak ve menfaat dengesini de gözeterek değerlendirmesi gerekmektedir.
Bu içtihat; itiraz dilekçesinin delil, tanık ve gerekçe bakımından kapsamlı hazırlanmasının neden kritik öneme sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Soyut Beyana Dayalı Tedbir Kararı — Yargıtay İçtihadı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/3345 E., 2020/9787 K. sayılı kararında, “tedbir kararının soyut beyanlara dayalı olduğu ve somut delil sunulmadığı” gerekçesiyle kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
6284 Sayılı Kanun Kapsamında Sunduğumuz Hizmetler
Hizmetin kapsamı ve sunduğu faydalar
- 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddete veya şiddet tehdidine karşı uzaklaştırma, yaklaşma yasağı ve iletişim yasağı kararları ivedilikle alınır.
- Boşanma sürecinde mal kaçırma girişimine karşı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarıyla mal varlığı koruma altına alınır.
- Çocuğun ülke dışına çıkarılmasının önlenmesi için pasaport iptali ve seyahat yasağı kararları talep edilir.
- Yaşlı ya da engelli aile bireylerinin mali ve fiziksel açıdan korunması amacıyla vesayet ve kayyum atanması başvuruları yürütülür.
- İş hayatında rakip ya da eski ortaktan kaynaklanabilecek haksız rekabet tehditlerinde ticari varlıkların korunmasına yönelik önlemler alınır.
- Tedbir kararının ardından sürecin takibi yapılarak kararın etkin biçimde uygulanması sağlanır.
Tehdit gerçekleşmeden önce harekete geçmek; hem daha az maliyetlidir hem de çok daha etkilidir. Beklemenin bedeli ağır olabilir.
Tedbir İsteyen Tarafa Özel Hizmetler
Acil tedbir başvurusu
Gece ya da hafta sonu dahil her an yaşanabilecek şiddet olaylarında derhal harekete geçilerek doğru başvuru merciinin — kolluk amiri, mülki amir ya da aile mahkemesi — belirlenmesi; acil başvuru dilekçesinin hazırlanması ve sürecin anlık takibi.
Şiddet uygulayan kişi ailenin geçimini sağlayan veya katkıda bulunan kişi ise hakim tedbir nafakasına hükmedebilir. Tedbir nafakası ve geçici maddi yardım taleplerinin aynı dilekçeye eklenmesi; müvekkil ve çocukların ekonomik güvencesinin tedbir kararıyla eş zamanlı sağlanması.
Gerekli bulunması halinde, tedbir kararı ile birlikte talep üzerine veya resen, korunan kişi ve diğer aile bireylerinin kimlik bilgileri veya kimliğini ortaya çıkarabilecek bilgileri ve adresleri ile korumanın etkinliği bakımından önem taşıyan diğer bilgileri, tüm resmi kayıtlarda gizli tutulabilir. Bu gizlilik talebinin dilekçeye eklenmesi yüksek varlık sahibi müvekkiller için özellikle kritik önem taşımaktadır.
İşyerine ve okula yaklaşma yasağı; ısrarlı takip ve dijital şiddet için iletişim yasağı; aile konutu şerhinin konulması; tedbirin ihlali halinde zorlama hapsi talebinin başlatılması bu hizmetin kapsamındadır.
Haksız Tedbire Maruz Kalan Tarafa Özel Hizmetler
Tedbir kararına itiraz
6284 sayılı Kanun’a göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
İtiraz mercii kararında, dosyaya sunulan delillerle sonuç arasında ne şekilde bağ kurulduğunun, gerekçesiz olarak verilen tedbir kararına yapılan itirazın neden reddedildiğinin asgari düzeyde dahi açıklanması zorunludur. Bu zorunluluğun yerine getirilmediği kararlar AYM bireysel başvurusuna konu edilebilmektedir.
İki haftalık süre içinde itiraz dilekçesinin hazırlanması; delillerin, tanık beyanlarının ve karşı argümanların sistematik biçimde sunulması; itiraz dilekçesinin hem olayın anlatımını hem de hukuki gerekçeleri içermesi; kararın haksız, ölçüsüz ya da keyfi olduğunun somut verilerle desteklenmesi bu hizmetin temelini oluşturmaktadır.
Zorlama hapsi kararına karşı savunma
İtiraz süreci tamamlanmadan ve karar kaldırılmadan, kişi kararın tüm gereklerine titizlikle uymalıdır. Zorlama hapsi kararına itiraz; tebligat usulsüzlüğünün tespiti; ihlalin gerçekleşmediğinin belgelenmesi bu hizmet kapsamındadır.
AYM bireysel başvurusu
İtiraz merciinin kararında başvurucunun dilekçesinde belirttiği deliller ve tanıklarla ilgili hiçbir hususa değinilmemesi, yeniden yargılama kararı verilmesini gerektiren hak ihlali oluşturmaktadır. İç hukuk yolları tükendikten sonra AYM’ye bireysel başvuru dilekçesinin hazırlanması; haksız tedbir nedeniyle uğranılan manevi zarar için tazminat talebi bu hizmetin kapsamındadır.
Her İki Tarafa Ortak Hizmetler
Tedbir süreciyle eş zamanlı yürütülen boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı davalarının koordineli yönetilmesi; her dosyada tutarlı hukuki pozisyonun sürdürülmesi bu hizmetin kapsamındadır.
Çocukların tedbir sürecinde korunması; okula yaklaşma yasağı, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesiyle koordinasyon; çocuğun psikolojik güvenliğinin önceliklendirilmesi de bu hizmet kapsamında ele alınmaktadır
Yüksek varlık sahibi müvekkiller için gizlilik protokolü oluşturulması; kimlik bilgileri ve adresin tüm resmi kayıtlarda gizli tutulması talebinin dilekçeye eklenmesi; servet yapısı, kurumsal kimlik ve iş ortaklıklarına etkinin değerlendirilmesi özel hizmetler arasındadır.
Müvekkillerimize sunduğumuz hizmetler şu şekildedir:
Tedbir Kararlarının Alınması
- Uzaklaştırma, yaklaşma yasağı ve iletişim yasağı kararlarının acil olarak temini
- Aile konutunun şiddet uygulayan eşe tahsis edilmesi kararı
- Çocukların korunmasına yönelik tedbir kararları
- Silah ve eşyalara el koyma kararlarının temini
Gizlilik ve Mahremiyet
- Tedbir süreçlerinde müvekkil kimliğinin ve adresinin korunmasına yönelik strateji
- Kamuoyuna açık duruşmalardan kaçınma ve gizlilik kararı talepleri
- Dijital platformlarda kimlik ve adres bilgilerinin gizlenmesine yönelik teknik ve hukuki destek
Kurumsal Boyutlu Tehditler
- İş ortağı veya çalışan tarafından uygulanan baskı ve tehditlere karşı tedbir kararları
- Şirkete yönelik saldırı ve taciz davranışlarına karşı hukuki önlemler
- 6284 kapsamındaki yaptırımların cezai şikayetle birlikte yürütülmesi
Tedbir Kararlarına İtiraz
- Haksız tedbir kararlarına karşı itiraz ve kaldırma talepleri
- Kötüye kullanıma yönelik tedbir başvurularına karşı savunma stratejisi
- İhlal iddialarına karşı müvekkil savunması
Tedbir Sürecinde İzlediğimiz Yol
Tedbir İsteyen Taraf İçin Acil Süreç
Yaşanan olayın niteliği, aciliyeti ve mevcut delil durumu değerlendirilerek başvuru mercii belirlenmektedir. Fiziksel şiddet söz konusuysa karakola eşlik; tedbir nafakası gerekiyorsa dilekçeye eklenmesi; gizlilik talebi HNWI müvekkiller için öncelikli adımdır. Deliller toplanmadan önce e-tespit ile kayıt altına alınmaktadır.
Aleyhine Tedbir Verilen Taraf İçin İtiraz Süreci
Kararı tebellüğ ettiği anda uzman bir hukukçuyla görüşerek hukuki süreci başlatmalıdır. Gerekirse süre tutum dilekçesi verilerek hak kaybının önüne geçilmelidir. İki haftalık süre son derece kısadır. Delillerin toplanması, tanık listesinin hazırlanması ve itiraz dilekçesinin gerekçeli biçimde kaleme alınması bu sürecin kritik adımlarını oluşturmaktadır.
İtiraz Duruşması
İtiraz mercii kararını bir hafta içinde vermektedir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu nedenle itiraz dilekçesinin ilk seferinde eksiksiz ve güçlü hazırlanması belirleyici öneme sahiptir. İtiraz reddedildiğinde artık olağan yargı yolu kapalıdır; AYM bireysel başvurusu tek yol haline gelir.
Boşanma ve Diğer Davalarla Koordinasyon
Tedbir kararının boşanma davasındaki kusur tespitine, velayet kararına ve mal paylaşımına yansımasının her iki taraf açısından da önceden değerlendirilmesi; dosyaların koordineli biçimde yönetilmesi bu aşamanın kapsamındadır.
Her iki taraf için tam uzmanlık Hem tedbir isteyen mağdur hem de aleyhine haksız tedbir verilen kişi için kapsamlı hukuki temsil kapasitesi; her iki tarafın da anayasal haklarının gözetilmesinde pratik deneyim.
AYM içtihadına tam hâkimiyet Önleyici tedbir kararlarında tarafların hak ve menfaat dengeleri mutlaka gözetilmelidir. Başvuru ve itirazların net olgulara dayanılarak ve gerekçelendirilerek yapılması büyük önem arz etmektedir. Bu içtihadı bilerek hazırlanan itiraz dilekçeleri; sıradan bir ret kararı yerine gerçek bir değerlendirme sürecini tetiklemektedir.
Gizlilik Tedbir sürecindeki tüm bilgi ve belgeler tam gizlilik kapsamındadır. Korunan kişinin kimlik ve adres bilgilerinin tüm resmi kayıtlarda gizli tutulması için gerekli talepler dilekçeye eklenmektedir. Kamuoyuna ve iş çevresine yansıma riskinin minimize edilmesi proaktif biçimde yönetilmektedir.
6284 Sayılı Kanun Kapsamında Sık Sorulan Sorular
Tedbir kararı alabilmek için delil şart mı?
Koruyucu tedbir kararları için delil ve belge aranmazken, önleyici tedbir kararları için kişinin şiddete maruz kaldığı veya maruz kalma tehlikesi altında bulunduğu hususunda olguların varlığı gerekmektedir. Darp raporu olmasa da tehdidin belgelenmesi, mesaj kayıtları ve tanık beyanları tedbir talebini güçlendirir.
Tedbir kararına itiraz için kaç günüm var?
6284 sayılı Kanun’a göre verilen kararlara karşı tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercii kararını bir hafta içinde verir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Bu süre son derece kısadır; kararı öğrenir öğrenmez avukata başvurulması önerilir.
Tedbir kararı itirazım reddedildiyse başka yol var mı?
Anayasa Mahkemesi, itiraz merciinin kararında başvurucunun dilekçesinde belirttiği deliller ve tanıklarla ilgili hiçbir hususa değinilmediği durumlarda gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar vermektedir. İç hukuk yolları tüketildiğinde AYM’ye bireysel başvuru yapılabilir.
Tedbir kararına uymadan itiraz edebilir miyim?
İtiraz süreci tamamlanmadan ve karar kaldırılmadan, kişi kararın tüm gereklerine titizlikle uymalıdır. Aksi halde hem ceza hukuku açısından hem de adli sicil kaydı yönünden olumsuz sonuçlar doğabilir. Karar uygulanırken aynı anda itiraz süreci yürütülebilir.
Zorlama hapsi adli sicile işlenir mi?
Zorlama hapsi, ceza niteliğinde olmayıp tedbirin etkinliğini sağlamaya yöneliktir. Dolayısıyla adli sicil kaydına işlenmez. Ancak zorlama hapsi kararının varlığı ilerleyen hukuki süreçlerde aleyhte delil olarak kullanılabilmektedir.
Tedbir kararı boşanma davamı nasıl etkiler?
6284 kapsamındaki tedbir kararı ile boşanma davası birbirinden bağımsız yargılama süreçleridir. Ancak tedbir kararı, boşanma davasında kusur tespitinde, velayet kararında ve hatta nafaka miktarında pratik etkiler doğurabilmektedir. Her iki dosyanın koordineli biçimde yönetilmesi bu nedenle kritik önem taşımaktadır.
Eşim hakkımda asılsız şikayette bulunarak tedbir aldırdı. Ne yapabilirim?
Tedbire dayanak olgunun gerçekliğinin tartışılması, tedbir kararında dosyaya sunulan delillerle sonuç arasında ne şekilde bağ kurulduğunun gerekçeli olarak açıklanması gerekmektedir. İki haftalık itiraz süresi içinde delil ve tanıklarla desteklenmiş kapsamlı itiraz dilekçesi hazırlanmalıdır. İtiraz reddedilirse AYM bireysel başvurusu değerlendirilmelidir.
İzmir’de Hizmet Verdiğimiz Bölgeler
Bornova’daki ofisimizden İzmir’in tüm aile mahkemelerine hızlı erişimle 6284 kapsamında tedbir başvurusu ve itiraz davası hizmetleri sunulmaktadır.
Tedbir Kararı Almak veya İtiraz Etmek İçin Hızlı Hareket Etmek Gerekir.
Tedbir isteyen taraf için: Güvenliğiniz için en kısa sürede doğru adım atılmalıdır.
Aleyhine haksız tedbir verilen taraf için: İki haftalık itiraz süresi kaçırılmamalıdır.
Her iki durumda da erken hukuki destek belirleyicidir.
📞 Hukuki Değerlendirme için Arayın
Bornova’daki ofisimizden İzmir’in tüm ilçelerinde muris muvazaası, irade bozuklukları (hata, hile, korkutma), vekaletin kötüye kullanılması, aile konutu nedenine dayalı davalar başta olmak üzere her türlü tapu iptali ve tescili davasında kapsamlı hizmet sunuyoruz.
İzmir’deki Taşınmaz, Aile ve Miras Hukuku alanlarındaki sorunlarınız için
WhatsApp ya da E-posta yolu ile görüşme planlayabilirsiniz.
Ateşkan Hukuk Bürosu İletişim
Telefon: +90(544)2885280
WhatsApp: +90(544)2885280
E-posta: yusuf@ateskanhukuk.com
Adres: Kazımdirik Mah. 284. Sk. No:2 Folkart Time Ofis-2 girişi D:303 Bornova İzmir
Ateşkan Hukuk Bürosu Konumu ve yol tarifi
Görüşme planlayın
Görüşme planlamak için dilerseniz aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.
Bilgileriniz gizli tutulacak, iletişim bilgileriniz sadece hukuki probleminiz ile ilgili olarak görüşmek için kullanılacaktır.