Ortaklığın Giderilmesi Davası | Gerçek Değerinden Satmak için 7 Taktik

Sayfa İçerikleri

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taşınmazın Düşük Bedelle Satılmasını Önlemenin 7 Yolu

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taşınmaz Neden Düşük Bedelle Satılır?

Ortaklığın giderilmesi  davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlarda paydaşlar arasındaki ortaklık ilişkisini sona erdiren önemli bir hukuki araçtır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 698. ve 699. maddelerinde düzenlenen bu dava türü; paydaşlardan herhangi birinin tek taraflı iradesiyle açılabilmekte ve mahkeme tarafından aynen taksim ya da satış suretiyle sonuçlandırılmaktadır.

Ne var ki uygulamada pek çok paydaş, dava sonucunda taşınmazlarının gerçek değerinin çok altında satıldığını ve ciddi ekonomik kayıp yaşadığını fark etmektedir. Peki bu nasıl önlenebilir?

İhale Sürecinin İşleyişi ve Fiyat Oluşumu

Ortaklığın giderilmesi davasında satış kararı kesinleştikten sonra dosya satış memurluğuna gönderilir. Satış memurluğu, İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümleri çerçevesinde hareket eder. Günümüzde ihaleler büyük ölçüde Elektronik Satış Portalı (esatis.uyap.gov.tr) üzerinden yapılmaktadır; fiziksel ihaleler yalnızca istisnai durumlarda gerçekleştirilmektedir.

Satış öncesinde kıymet takdiri (değer tespiti) yapılır, ardından satış ilanı yayımlanır ve açık artırma ile ihale gerçekleştirilir. Açık artırmada taşınmazın muhammen bedelinin (belirlenen değerin) yüzde ellisinin altında bir fiyata satış yapılamaması temel bir güvencedir; ancak bu eşik pratikte her zaman koruma sağlamamaktadır.

Düşük Teklif Riskini Artıran Faktörler

Birçok faktör taşınmazın düşük bedelle satılma riskini artırır: bilirkişi raporunun eski tarihli veya hatalı olması, ihale ilanının sınırlı kitlelere ulaşması, taşınmazın fiziksel durumunun kötü olması, üzerinde haciz veya ipotek gibi yüklerin bulunması ve paydaşların ihaleye katılmaması bunların başında gelmektedir.

Piyasa Değeri ile İhale Bedeli Arasındaki Fark Ne Kadar Olabilir?

Uygulamada ihale bedelinin piyasa değerinin yüzde otuz ila elli altında gerçekleştiği vakalar yaygındır. Bu farkın temel nedenleri; yetersiz ilan, ilgisiz alıcı profili, mülkün cazibesini azaltan hukuki veya fiziksel engeller ve yetersiz kıymet takdiridir.


1. Yol: Doğru ve Güncel Bir Değerleme Raporu Hazırlatın

Bilirkişi Atanması Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ortaklığın giderilmesi sürecinde iki ayrı aşamada bilirkişi incelemesi yapılmaktadır: birincisi dava aşamasında mahkemece yaptırılan kıymet takdiri, ikincisi ise satış memurluğu aşamasında yeniden yaptırılması zorunlu olan kıymet takdiridir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2002/12549 Esas sayılı kararında açıkça ifade edildiği üzere, İİK’nın 128/2. maddesi gereğince taşınmaz kıymetinin satış memurunca bilirkişi aracılığıyla yeniden belirlenmesi zorunludur. Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki dava sırasında belirlenen kıymete dayanılarak satış yapılması yasaya aykırı kabul edilmekte ve ihalenin feshi sebebi sayılmaktadır.

Kıymet takdir raporu iki yıl geçerlidir. Bu süre geçmişse ve satış henüz gerçekleşmemişse yeniden bilirkişi raporu alınması zorunludur.

Bağımsız Ekspertiz Raporu Neden Önemlidir?

Mahkemece atanan bilirkişinin tespitine ek olarak, tarafların bağımsız bir gayrimenkul değerleme uzmanından (SPK lisanslı değerleme şirketi) ayrıca rapor alması mümkündür. Bu rapor, mahkeme bilirkişisinin düşük değer belirlediği durumlarda itiraz dilekçesine dayanak oluşturur ve hakimi yeniden inceleme yaptırmaya yönlendirebilir.

Değerleme Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?

Kıymet takdir raporuna itiraz için yasal süre, raporun tebliğinden itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan son derece önemlidir. İtiraz, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yazılı dilekçeyle yapılır; İİK m. 128/a-1 uyarınca yedi gün içinde gerekli masraf ve ücret mahkeme veznesine yatırılırsa yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabilir.

Dikkat: Kıymet takdiri raporuna süresinde itiraz etmeyenler, daha sonra bu konuyu ihalenin feshi gerekçesi olarak ileri süremez. (Yargıtay 12. HD, 2021/1609 E., 2021 K.)


2. Yol: İhale İlanının Geniş Kitlelere Ulaşmasını Sağlayın

Mahkeme İlanının Yasal Sınırları Nedir?

İİK hükümleri uyarınca satış ilanı, ihale tarihinden en az bir ay önce yapılmak zorundadır. İlan, UYAP Elektronik Satış Portalı’nda ve ilgili gazetelerde yayımlanır. Ancak yasal zorunluluk olan bu ilan tek başına geniş kitlelere ulaşmak için her zaman yeterli olmayabilir.

Taşınmazın Ek Platformlarda Duyurulması Mümkün mü?

Paydaşlar; Sulh Hukuk Mahkemesi ya da satış memurluğuna yazılı talep göndererek ilanın ek platformlarda yayımlanmasını isteyebilir. Bunun yanı sıra, gayrimenkul portalleri ve sosyal medya üzerinden taşınmazın ihale bilgilerini kamuoyuyla paylaşmak herhangi bir hukuki engele takılmamakta; aksine katılımı artırarak ihale bedelini yükseltebilmektedir.

Geniş Katılımlı İhale Neden Daha Yüksek Fiyat Getirir?

Açık artırmanın temel mantığı rekabete dayalı fiyat oluşumudur. Ne kadar çok istekli katılırsa fiyat o ölçüde piyasa değerine yaklaşır. Dar bir çevrede kalan ilanlar ise taşınmazı önceden tanıyan az sayıda kişinin katılımıyla sonuçlanır ve rekabet ortamı oluşmaz.


3. Yol: Taşınmazı İhale Öncesinde Hazırlayın ve Değerini Artırın

Fiziksel Bakım ve Onarımın İhale Fiyatına Etkisi

İhaleye girecek potansiyel alıcılar, taşınmazı genellikle satış ilanındaki fotoğraflar ve mümkünse yerinde görme yoluyla değerlendirir. Taşınmazın bakımsız, kirli veya hasar görmüş görünmesi hem alıcı sayısını azaltır hem de tekliflerin düşmesine yol açar. İhale öncesinde yapılacak temel temizlik, boya-badana gibi küçük bakım işlemleri, maliyetiyle kıyaslanamayacak ölçüde ihale bedelini artırabilir.

Tapu ve İmar Belgelerinin Eksiksiz Olması

Tapu kütüğündeki belirsizlikler, imar durumu hakkındaki soru işaretleri ve eksik belgeler alıcıları caydırır. İhale öncesinde tapu bilgilerinin güncel ve eksiksiz olduğunun teyit edilmesi, imar durumuna ilişkin belgelerin (yapı ruhsatı, iskan belgesi vb.) dosyada yer alması büyük önem taşımaktadır.

Kiracı veya İşgalci Varsa Önceden Çözüme Kavuşturun

Taşınmazda kiracı bulunması ihale alıcısının tahliye süreciyle muhatap olacağı anlamına gelir; bu durum teklif fiyatlarını doğrudan olumsuz etkiler. Mümkünse kiracıyla rızai tahliye sağlanması ya da en azından kiracının durumunun netleştirilmesi ihale bedelini korur.


4. Yol: İhaleye Bizzat Katılın veya Vekil Aracılığıyla Teklif Verin

Paydaşın İhaleye Katılma Hakkı Var mıdır?

Evet. TMK m. 699 ve ilgili İİK hükümleri uyarınca paydaşlar açık artırmaya serbestçe katılabilir ve teklif verebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre satışın umuma açık yapılması asıl kural olduğundan paydaşlar da dahil olmak üzere her istekli ihaleye katılabilir.

Taşınmazı Kendiniz Satın Almanın Avantajları

Paydaşın ihaleye katılması iki önemli sonuç doğurur. Birincisi, bizzat teklif vererek taşınmazı piyasa değerinde satın alabilir ve tamamına malik olabilirsiniz. İkincisi, ihaleye katılmanız rekabeti artırır ve diğer paydaşların “düşük fiyata kapma” girişimlerini engeller; bu sayede taşınmazın satılması halinde payınıza daha yüksek bir bedel düşer.

İhaleye Katılmak İçin Gereken Teminat ve Şartlar

Elektronik Satış Portalı (esatis.uyap.gov.tr) üzerinden ihaleye katılım için belirlenen tarihe kadar başvuru yapılması ve şartnamede gösterilen teminat bedelinin yatırılması gerekmektedir. Teminat miktarı genellikle muhammen bedelin yüzde onu oranında belirlenmektedir.


5. Yol: İhalenin Feshini Gerektiren Usulsüzlükleri Takip Edin

İhalenin Feshi Davası Nedir ve Ne Zaman Açılır?

İhalenin feshi, satış memurluğunca gerçekleştirilen ihalede yasaya aykırılık bulunması halinde ihalenin ortadan kaldırılmasını sağlayan bir başvuru yoludur. Hukuki niteliği itibarıyla bir dava olmaktan ziyade şikayet yolu olarak kabul edilmektedir.

İİK m. 134 uyarınca ihalenin feshi talebi, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür; süre geçirildikten sonra fesih talep edilemez.

Fesih Gerekçesi Olabilecek Usul Hataları

Uygulamada en sık karşılaşılan fesih gerekçeleri şunlardır:

  • Satış memurluğunca yeniden kıymet takdiri yapılmadan, dava aşamasındaki eski raporun esas alınması (Yargıtay 12. HD, 2002/12549 E.)
  • Kıymet takdiri üzerinden iki yıl geçmesine rağmen yeni rapor alınmadan satış yapılması
  • Satış günleri arasındaki yasal süreye uyulmaması (İİK m. 126)
  • İhale şartnamesinde emredici hükümlere aykırı koşullar belirlenmesi
  • İhale ilanının usulüne uygun yapılmaması
  • Tüm paydaşlara tebligat yapılmaması

Önemli Yargıtay Kararı: Ortaklığın giderilmesine dayalı ihalelerde ihalenin feshi davalarında alıcı ile birlikte tüm hissedarların hasım olarak gösterilmesi zorunludur. Aksi halde dava usulden reddolunur. (Yargıtay 12. HD, 2020 tarihli karar; İstanbul BAM 21. HD, 16.07.2020)

İhalenin Feshi Davasında Süre ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Fesih talebinin reddi halinde mahkeme, davacıyı ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum edebilir. Bu nedenle fesih talebini salt süre kazanmak amacıyla değil, gerçek usul aykırılıklarına dayandırmak büyük önem taşır.


6. Yol: Taşınmaz Üzerindeki Hukuki Engelleri Önceden Temizleyin

İpotek ve Haczin İhale Fiyatına Etkisi

Taşınmaz üzerindeki ipotek ve hacizler, ihaleye katılacak alıcılar tarafından risk unsuru olarak algılanır. Potansiyel alıcılar, bu yüklerle birlikte satın alacakları taşınmaza daha düşük teklif verme eğilimindedir. Bu nedenle dava sürecinde ve ihale öncesinde tapu üzerindeki yüklerin temizlenmesi ya da netleştirilmesi ihale bedelini doğrudan etkiler.

Tapu Şerhlerinin Kaldırılması için Yapılabilecekler

Tapu kütüğündeki her türlü şerh (kira şerhi, irtifak, vb.) alıcıyı caydıran unsurlardandır. İlgili şerhlerin kaldırılması için şerhi koyan tarafla müzakere edilmesi ya da gerekirse ayrı bir dava yoluna başvurulması, taşınmazın ihale değerini artırmaya doğrudan katkı sağlar.

Kat Mülkiyeti veya İfraz ile Değer Artışı Sağlanabilir mi?

Özellikle apartman niteliğindeki taşınmazlar için kat mülkiyeti kurulması, ortaklığın giderilmesinde satış yerine tercih edilebilecek ve değeri artıran önemli bir alternatiftir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti tesisine uygun birden fazla bağımsız bölüm varsa, mahkeme öncelikle bu yolun mümkün olup olmadığını araştırmalıdır. (Yargıtay 14. HD güncel içtihatları; MG Hukuk kaynağı)

Benzer şekilde, tarla veya arsa niteliğindeki büyük taşınmazlarda ifraz (parsellere ayırma) yoluyla her paydaşa ayrı parsel özgülenmesi mümkünse, imar mevzuatı çerçevesinde bu yol değerlendirilmelidir. (İmar Kanunu m. 16)


7. Yol: Süreci Deneyimli Bir Avukatla Yürütün

Avukatsız Takip Edilen Davalarda Yapılan Yaygın Hatalar

Ortaklığın giderilmesi davası basit görünse de her aşamasında kritik hak ve süreler barındıran çok katmanlı bir süreçtir. Uygulamada avukatsız yürütülen davalarda en sık yapılan hatalar şunlardır:

  • Kıymet takdiri raporuna yedi günlük sürede itiraz edilmemesi
  • İhale ilanının darlığına rağmen ek duyuru için talepte bulunulmaması
  • İhaleye bizzat katılım fırsatının değerlendirilmemesi
  • Usul aykırılıklarının fark edilmesine rağmen yedi günlük fesih süresinin kaçırılması
  • Kat mülkiyeti veya ifraz alternatiflerinin gündeme getirilmemesi

Avukatın Süreçteki Kritik Görev ve Sorumlulukları

Deneyimli bir gayrimenkul avukatı; bilirkişi raporunu inceleyerek gerçek piyasa değeriyle karşılaştırır, gerektiğinde itiraz dilekçesi hazırlar, ihale ilanının yeterliliğini takip eder, ihaleye müvekkil adına katılır, usul aykırılıklarını izler ve gerekirse ihalenin feshi yoluna başvurur. Satış bedelinin dağıtım aşamasında da hak kayıplarının önüne geçilmesi için aktif görev üstlenir.

Doğru Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Ortaklığın giderilmesi davaları, gayrimenkul ve miras hukuku pratiği olan avukatlarca takip edilmelidir. Seçim yaparken; taşınmazın bulunduğu bölgedeki yerel mahkeme ve satış memurluğu uygulamalarına hakimiyet, daha önce benzer davalarda elde edilen sonuçlar ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip etme kapasitesi belirleyici ölçütler arasındadır.


İzmir’de Bölgeye Özgü Durumlar: Güzelbahçe, Bornova ve Karşıyaka

Ortaklığın giderilmesi davası her ilçede aynı usul kurallarına tabi olmakla birlikte, taşınmazın niteliği ve bulunduğu bölgenin kendine has koşulları ihale bedelini doğrudan etkileyen ek riskler yaratmaktadır. İzmir’in üç ilçesi bu açıdan özellikle dikkat gerektiren durumlar barındırmaktadır.

Güzelbahçe, zeytinlik ve tarım arazisi niteliğindeki hisseli taşınmazların yoğun olduğu bir yapıya sahiptir. Bu tür taşınmazlar söz konusu olduğunda, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 8. maddesi devreye girmekte; tarım arazilerinde ifraz, hisselendirme ve elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi işlemleri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iznine tabi tutulmaktadır.

Bu durum, aynen taksim yoluyla ortaklığın giderilmesi taleplerini ciddi ölçüde güçleştirmekte ve bilirkişi değerlemesinde tarımsal niteliğin göz ardı edilmesi halinde ihale bedelinin gerçek değerin çok altında oluşması riskini artırmaktadır.

Zeytinlik vasfındaki taşınmazlar için ayrıca Zeytin Sahalarının Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki kısıtlamalar da değerlemeye yansıtılmalı; aksi hâlde kıymet takdiri eksik kalacak ve itiraz yoluna başvurulması gerekecektir.

Bornova, İzmir’in en kapsamlı kentsel dönüşüm gündemine sahip ilçelerinden biridir. Bornova Belediyesi bünyesinde Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü kurulmuş olup 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında tespit edilen riskli yapılara ilişkin mahkemeler ve tapu daireleriyle yürütülen resmi yazışmalar bu birim tarafından koordine edilmektedir.

Riskli yapı tespiti yapılmış binalarda kentsel dönüşüm süreci başlamışsa, paydaşlar arasındaki anlaşmazlık çözülene kadar dönüşüm süreci kilitlenebilmekte; bu durum hem ortaklığın giderilmesi davasını hem de taşınmazın ihale değerini olumsuz etkilemektedir.

Bornova’da eski yapı stoğuna sahip hisseli taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi davası açmadan önce taşınmazın riskli yapı tespitine konu olup olmadığının sorgulanması ve riskli yapının yıkılmasıyla birlikte bağımsız bölümlerin varlıklarını yitireceği, maliklerin mülkiyet hakkının arsa payları oranında devam edeceği gözetilerek strateji belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Kat mülkiyeti kurularak ortaklığın giderilmesi alternatifi de Bornova’daki çok katlı yapılarda öncelikli olarak değerlendirilmesi gereken bir seçenektir.

Karşıyaka ise, köklü kentsel dokusuna sahip, miras yoluyla birden fazla kuşağa geçmiş hisseli taşınmazların sıkça görüldüğü bir yapıya sahiptir. Özellikle sahil bandı ve merkezi konumlardaki taşınmazlarda paydaş sayısının fazlalığı, tebligat ve taraf teşkili sorunlarını beraberinde getirmekte; bu da hem dava süresini uzatmakta hem de ihale sürecini karmaşıklaştırmaktadır.

Karşıyaka’da apartman niteliğindeki eski binalarda kat mülkiyeti kurulmadan arsa payı üzerinden hisseli kalan taşınmazlarda, bilirkişi kıymet takdirinin yalnızca arsa payı üzerinden değil, fiili kullanım ve konuma göre şerefiye değerleri de dahil edilerek yapılması talep edilmelidir; aksi hâlde ihale bedeli piyasa değerinin çok gerisinde kalacaktır. Ayrıca ilçede yoğun olarak yaşanan kuşaktan kuşağa miras devirlerinde elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmeden ihaleye çıkılması, paydaşların kimliğinin tespitinde ve tebligatta ciddi usul sorunlarına yol açabilmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Taşınmazın Değeri Bilirkişi Tarafından Yanlış Belirlendiyse Ne Yapabilirim?

Kıymet takdir raporunun tebliğinden itibaren yedi gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne itiraz dilekçesi vermeniz gerekmektedir. İtirazınızla birlikte mahkeme veznesine gerekli masraf ve ücreti yatırırsanız, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılır. Bu süre geçirildikten sonra kıymet takdirine dayalı fesih talebinde bulunulamaz. (İİK m. 128/a-1)

İhale Sonuçlandıktan Sonra İtiraz Etmek Mümkün mü?

İhale kesinleşmeden önce, yani ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde ihalenin feshi talebinde bulunulabilir. İhale bedeli yatırıldıktan sonra ve yedi günlük süre geçirildikten sonra ihalenin feshini talep etmek artık mümkün değildir.

Tüm Paydaşlar Satışa Razı Olursa İhale Zorunlu mu?

Hayır. TMK m. 699/son hükmü uyarınca tüm paydaşların rızası olduğu takdirde satışın paydaşlar arasında artırmayla (kapalı artırma) yapılmasına karar verilebilir. Bu sayede taşınmaz dışarıya açık ihaleden çok daha yüksek bir bedelle yalnızca paydaşlar arasında el değiştirebilir.

İhale Bedelinin Ne Kadarını Alırım?

İhale kesinleştikten sonra satış memuru yargılama giderleri, satış masrafları ve varsa tapu üzerindeki yükleri düşerek kalan bedeli paydaşlara pay oranlarına göre dağıtır. Dağıtım süreci genellikle birkaç ay sürmekte; hissedar ve mal sayısının fazlalığı halinde bu süre uzayabilmektedir.


Sonuç: Taşınmazınızın Hak Ettiği Bedeli Alması İçin Erken Davranın

Ortaklığın giderilmesi davası uzun ve çok aşamalı bir süreçtir. Taşınmazınızın gerçek değerini korumanın anahtarı, bu sürecin her adımında bilinçli ve proaktif hareket etmeyi gerektirir. Dava sırasında yapılması gerekenler şu şekilde özetlenebilir:

  • Güncel ve doğru bir kıymet takdiri yaptırmak,
  • İlanın geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak,
  • Taşınmazı ihaleye hazır hale getirmek,
  • İhaleye bizzat katılmak,
  • Hukuki yükleri temizlemek,
  • Usul aykırılıklarını izlemek ve
  • Tüm bu adımları deneyimli bir avukat eşliğinde atmak.

Yedi günlük itiraz süresi gibi süreler hak düşürücüdür. Bu sürelerin kaçırılması, taşınmazınızın gerçek değerinin çok altında satılmasına ve bu kararın geri alınamamasına yol açabilir.


Dava Açmadan Önce Hukuki Öndeğerlendirme

Her ortaklığın giderilmesi davasının kendine özgü koşulları vardır. Somut durumunuzu değerlendirerek size en uygun hukuki stratejiyi belirlemek için deneyimli bir gayrimenkul avukatından ilk danışmanlığı almanız, sürecin en önemli adımıdır.

Dava sırasında yapacağınız hatalı, gecikmiş veya eksik işlemler tapu iptali ve tescili davasında telafisi güç sonuçlar doğurabilir. İlk görüşme gizlidir. Taşınmazınızın durumunu, riskleri ve atılacak adımları birlikte değerlendirelim.

📞 Hukuki Değerlendirme için Arayın

Bornova’daki ofisimizden İzmir’in tüm ilçelerinde muris muvazaası, irade bozuklukları (hata, hile, korkutma), vekaletin kötüye kullanılması, aile konutu nedenine dayalı davalar başta olmak üzere her türlü tapu iptali ve tescili davasında kapsamlı hizmet sunuyoruz.

İzmir’deki Taşınmaz, Aile ve Miras Hukuku alanlarındaki sorunlarınız için
WhatsApp ya da E-posta yolu ile görüşme planlayabilirsiniz.

Ateşkan Hukuk Bürosu İletişim

Telefon: +90(544)2885280
WhatsApp: +90(544)2885280
E-posta: yusuf@ateskanhukuk.com

Adres: Kazımdirik Mah. 284. Sk. No:2 Folkart Time Ofis-2 girişi D:303 Bornova İzmir
Ateşkan Hukuk Bürosu Konumu ve yol tarifi

Görüşme planlayın

Görüşme planlamak için dilerseniz aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.

Bilgileriniz gizli tutulacak, iletişim bilgileriniz sadece hukuki probleminiz ile ilgili olarak görüşmek için kullanılacaktır.

İLETİŞİM FORMU


    Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar

    Mevzuat:

    • Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 698, 699, 700
    • İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 126, 128, 128/a, 134
    • Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 50, 51, 297
    • İmar Kanunu m. 16
    • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B (01.09.2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk dava şartı)

    Yargıtay Kararları:

    • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2017/8765 E., 2018/9876 K. (Zamanaşımı bulunmadığına dair)
    • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2013/8337 E., 2013/9909 K. (Hakimin talep sonuçlarıyla bağlı olduğuna dair)
    • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2015/11787 E., 2017/3489 K. (Bekletici mesele)
    • Yargıtay 14. HD, 20.10.2014 E.2014/7327 K.2014/11379 (Fiili taksim)
    • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2002/12549 E. (Satış memurluğunca yeniden kıymet takdiri zorunluluğu)
    • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2021/1609 E. (Kıymet takdirine itiraz süresi)
    • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, 16.07.2020 (İhalenin feshinde tüm hissedarların hasım gösterilmesi)